Page Loaded!

Slide 1 Title Here

This is slide 1 description.

Slide 2 Title Here

This is slide 2 description.

Slide 3 Title Here

This is slide 3 description.

Slide 4 Title Here

This is slide 4 description.

15 Aralık 2014 Pazartesi

Güzel bir hafta diliyorum tüm dostlara..

Taze iç baklaları enginarlarla birlikte çıktığı mevsimde alıp, ayıklayıp derin dondurucuma koymuştum. Zaman zaman yardımcı yemek veya meze olarak pişirdiklerimden birisidir. 

Malzemeler:
1/2 kg. iç bakla
1/2 su bard zeytinyağ
1 adet soğan
2 adet havuç
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı şeker



Hazırlanışı:

İç baklaları kaynar suda 2-3 dakika haşlayın, delikli kepçe yardımıyla buzlu su dolu kaseye alın.
Hemen kabuklarını soyun. 
Kuru soğanı yemeklik, havucu kibrit çöpü inceliğinde doğrayın. Yayvan bir tencereye zeytinyağı koyun. Soğanlar ve havuçları iyice soteleyin, baklaları ekleyin

1 su bard su
1 yemek kaşığı un
1/2 limon suyunu karıştırın, baklaların üzerine ilave edin tuzunu ve 1 yemek kaşığı toz şekeri ekleyin kapağını kapatıp hafif ateşte baklalar yumuşayana kadar pişirin.
Dikkat:
Baklanın içeriğinde bol miktarda nişasta bulunduğu için tencerenin  tabanı çabuk tutar bu yüzden arasıra dikkatlice karıştırmayı sakın unutmayın, gerekirse sıcak su takviyesi yapın. 
Ilık olarak üzerine kıyılmış dereotu serpiştirerek servis edin.

1 Aralık 2014 Pazartesi

Güzelliklerle dopdolu bir hafta diliyorum hepinize.. 

Sevgili Lama nın bloğunda görüp defalarca denediğim bir lezzet..

       Patlıcanın en lezzetli hali bize göre kebaplarda ya da közlenmiş hali, yemek olarak en çok bu şekilde pişen halidir. Kızartılarak yapılanları ise çok tercih etmöem. Öncelikle soğan konmayan bir yemeğin hele ki patlıcan yemeğinin ne kadar lezzetli olabileceğini aklınız almayabilir ama denediğinizde sonuca inanamayacaksınız. Ben sarımsağı oldukça bol kullanıyorum bu yemekte.. yaz günleri özellikle yerli domatesin artık tezgahlarda bollaştığı veya kış için yapılan domates soslarınızla mutlaka denemenizi öneririm.

Malzemeler:

1 kg. kemer patlıcan

5-6 diş sarımsak
1 çay bard. zeytinyağ( ben 3/4 ölçü kullanıyorum)
4 olgun domates
1/2 limon  suyu
1 er çay kaşığı tuz ve toz şeker




Hazırlanışı:


Patlıcanların kabuklarını tamamen soyun, uzunlamasına dörde sonrada parmak uzunluğunda doğrayın.
limonlu suda bekletin.
Domateslerin kabuklarını soyup minik minik doğrayın
Sarımsakları soyup diş diş bırakın.
Tencerenizin tabanına sarımsakların ve domatesin yarısını yerleştirin.
Üzerine, sudan sıkarak aldığınız patlıcanları yerleştirin. kalan domates ve sarımsakları ekleyin, zeytinyağını şekerini ve tuzunu ilave edip üzerine yağlı kağıt kapatın.
Kapağı kapalı olarak orta ateşte (ara sıra tabanına tutar endişesiyle tencerenizi hafifçe sallayabilirsiniz. 20-25 dakika kadar pişirin. Ilınınca servis edin.

Sevgili Lama bu güzel tarif için çok teşekkür ederim.

24 Kasım 2014 Pazartesi


Dünyanın her yerinde öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve en değerli varlığıdır..


Başta babam olmak üzere tüm öğretmenlerin bu güzel gününü kutluyorum . Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk' ü de buradan saygıyla anıyorum...


ÖĞRETMEN 
 A'dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen.

Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da pergele öğretmen.

Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen...


Fazıl Hüsnü Dağlarca

21 Kasım 2014 Cuma


Bugün ve hatta her gün tüm samimiyetinizle çevrenizdeki muhtaç bir insana bir iyilik için dokunun...

Yalancı Profiterol

Malzemeler: (10 adet kup için)

4,5 su bard. süt
1 paket etimek(tuzsuz)
1 su brd. un
1 su brd. toz şeker
1 paket kremşanti
1 paket vanilya

Üzeri için:
1 paket hazır çikolata sos



Hazırlanışı:
Etimekler irili ufaklı parçalara bölünür Kuplara paylaştırılır.
Bir tencerede süt, şeker ve un iyice karıştırılır. 
Ocakta orta ateşte muhallebi gibi sürekli karıştırılarak pişirilir. 
Ocaktan alınıp içine vanilya ve krem şanti eklenir ve sürekli karıştırılarak kıvamı pürüzsüz hale getirilir. 
Kuplara yerleştirilen etimek krıntılarının üzerine sıcak muhallebi eklenir ve sivri uçlu bir bıçak yardımı ile etimeklerin arasına kadar muhallebinin inmesi sağlanır.
( bunu yapmamızın nedeni muhallebinin etimekleri ıslatıp yumuşamasını sağlamak) ve üzerine en son paket üzerindeki tarife göre pişirilen çikolata sos eklenir .
Zevke göre herhangi bir malzeme ile süslenir.  Ben evdeki rulo katları kullandım.  

Not:
Eğer önceden hazırlayacaksanız mutlaka çikolata sosunu en son aşamada dökün derim .
 Muhallebisini ilave ettikten sonra eğer dolaba kaldırıp daha sonra servis edecekseniz üzerlerine mutlaka streç film le kapatın ki üzerleri kabuk kabuk olmasın ve sosu ve rulo katı en son aşamada ekleyin. 

20 Kasım 2014 Perşembe





Yazdan közleyip hazırladığım kapya biberlerle bu salatayı yeni komşularıma hazırladım mükemmel bir sunum ve lezzette oldu . Oldukça pratik ama bir o kadar albenisi olan bu salatayı sizde davet veya çay sofralarınızda konuklarınıza hazırlayın tavsiye ederim.  Hayal gücünüzle siz hangi malzemeyi kullanmak isterseniz o malzeme ile süsleyin..ben cevizi tercih ettim..Bir dahaki sefere tulum peyniri ile denemeyi düşünüyorum.


Malzemeler:

 Sarımsaklı Zeytinyağında bekletilmiş köz biber
Maydonoz 
Ceviz
Sızma zeytinyağ ,limon suyu 

Hazırlanışı:
Köz biberleri 1 cm eninde dilimleyin içiçe geçirip gül formu verin servis tabağına dizin ve maydonoz ve cevizle süsleyin. Üzerine zeytinyağ ve limonlu sos gezdirin.
Havaların soğumasıyla soğuk algınlıkları ve buna benzer hafif kırgınlıklar da artmaya başladığı şu günlerde bu çorbayı yapıp bol pul biberle veya limonla yemenizi yedirmenizi öneririm. tam bir hasta çorbası. Kayınvalidem bunun kıvamını çok güzel ayarlar..Bizde kaldığı zamanlar kızlar bu çorbayı özellikle babaannelerinden isterler çünkü içine koyduğu malzemeleri çok iyi tutturur ve bizlerde severek içeriz.



Malzemeler:( 4 kişilik)

 1 çay bard. bulgur
1 adet iri domates
1 adet kuru soğan
1/2 çay bard. tereyağ
5 su brd. et suyu
1 yemek k. salça
tuz, karabiber, pul biber









Hazırlanışı:
Tencereye tereyağını alın. incecik doğranmış soğanı ekleyip hafifçe sarartın. Kabukları soyulup minik doğranmış domatesi ve salçayı ekleyip bir kaç dakika birlikte kavurun et suyunu ilave edin kaynayınca bulguru içine salıp tuzunu, karabiberini ayarlayın bulgur yumuşayana kadar pişirin . Limon ve pul biberle tatlandırarak servis edin.

10 Kasım 2014 Pazartesi

Aramızdan ayrılışının 76. yılında, Ata'mızı saygı ve minnetle anıyoruz......Ruhun şadolsun..



O büyük insan yalnız Turkiye için degil, bütün doğu milletleri icin de en büyük önderdi. 
Dünya liderlerinin Atatürk için düşüncelerinden bazıları:
 Emanullah Han (Afganistan Kralı)
İnsanı teslim alıcı fevkalade önderlik kuvveti vardır O, tetiktir, hazır cevaptıir, dikkati çekecek kadar zekidir. Gladys Baker (Gazeteci)

O, yüce bir dağa benzer Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler Bu dağın azametini kavrayabilmek için, O’na çok uzaklardan bakmak gerekir.
Claude Farrer
Bu, insanlığa denenmis bir felsefe örnegi olarak sunulabilir Atatürk yüz yillara sığabilecek işleri on yılda tamamladı. Gerrad Tongas (Yazar)

Atatürk adı insana bu yüzyılın büyük insalarından birinin tarihi başarılarını, Türk ulusuna ilham veren önderliğini, modern dünyayı anlayışındaki ileri görüşlülüğü ve bir askeri önder olarak kudret ve cesaretini hatırlatmaktadır. Şüphesiz ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşu ve o zamandan beri Atatürk’ün ve Türkiye’nin giriştiği derin ve geniş devrimler kadar bir ulusun kendisine olan güvenini daha başarı ile belirten bir başka örnek gösterilemez. John F. Kennedy ABD Başkanı, 1963
Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal’de büyük bir ruh kudretinin esrarı var.
Sir Charles Townshend
İngiliz Generali, 1922

Paşa, size nasıl hayran olmayayım? Ben Fransa’da laik bir hükümet kurmuştum. Bu hükümeti Papa’nın Paris’teki temsilcisinin yardımı ile papazlar devirdi. Sizse bir Halifeyi kovdunuz ve gerçek anlamıyla laik bir devlet kurdunuz. Siz, bu taassup içinde laikliği bu topluma nasıl kabul ettirdiniz? Dehanızın büyük eseri laik bir Türkiye yaratmak olmuştur.
Edouard Herriot
Fransa Eski Başbakanı, 1933
Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir… Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.
Eleftherios Venizelos
Yunanistan Başbakanı, 1933

Savaşta Türkiye’yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Ulusu’nu yeniden dirilten Atatürk’ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın O’nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye’nin Ata’sına layık bir tezahürden başka birşey değildir.
Winston Churchill
İngiltere Başbakanı, 1938
Çağımızda; uzak görüşlü, cesur, siyasi ve ekonomik reformlarla Türkiye’yi bugünkü modern cumhuriyet durumuna getiren Atatürk’tür. Aynı zamanda bugün Türkiye’nin Avrupa Ortak Pazarı’na girebilecek güce erişmesini sağlayan modern ekonominin temelini hazırlayan da yine O’dur.
Joseph Luns
Hollanda Dışişleri Bakanı, 1963

6 Kasım 2014 Perşembe



      Suşiye veridiğimiz onca paralara kıyamayınca evde yapmaya karar vermiştim.Yalnız suşi malzemelerinin her yerde satılmaması, satılan yerlerde de fiyatlarının bayağı bir pahalı olması çok da evde yapmaya değmediğini gösterdi bana..Ama gel gör ki ben evde suşi yapacağım diye bir kere inat etmişim neyse Derya benim imdadıma yetişti.
Nasıl yapacağım konusunda ise tarifini çok detaylı bir şekilde veren  Mutfak sırları bloğundan sevgili Nilay hanımdan ve All Good Things blog sahibi sevgili Emel hanımdan faydalandım..Kendilerine çok teşekkür ediyorum.
    Ben malzemeleri hazırladım yapım aşamalarını Derya halletti. Malzemeler konusunda ilk denememiz olunca özel bir işlem gerektiği için çiğ balık kullanmak istemedik, yengeç eti ve somon tercih ettik Can içinde özel olarak ton balığından suşiler hazırladık ve yedirdik. Çubuklar ise Japonca rehberimiz Canan' dan..
Suşinin detaylı tarifini yazmıyorum zaten Muftfak sırları burada aşama aşama anlatmış.

Not:
Sarma işleminde biz de evdeki bambu amerikan servislerimizden faydalandık.
Malzemeleri: Metro Gros Marketten temin ettim. Pirinç sirkesini ise Panora daki şarküteride bulabildim.
Ayrıca tam bir kg.olarak aldığım wasabi yi hiç mi hiç tüketemedik, (başkada bir işe yaramayacak görünüyor) ambalajını da açmış bulunduğum için iadesini de yapamadık tabiki.).
















 Nasıl olmuş mu?




28 Ekim 2014 Salı




21 Ekim 2014 Salı

  
Beklentilerinizin gerçekleşeceği çok güzel bir hafta diliyorum..Sağlıkla kalın..


   Ispanaklı beşamel soslu kreple tanışmamın  bir hikayesi var. yıllar önce yeğenim işe girince ilk maaşıyla  bizi yemeğe götürme sözü vermişti. Gittiğimiz restoranda ilk kez yemiştim. Onun üzerinde ayrıca çok lezzetli domatesle yapılmış pürüzsüz bir sos vardı ve bir çok denemem olmasına rağmen ben o günkü sosun tadını tutturamadım..  
    Ispanaklı krebi evde bir çok kez denemişliğim var. Her zaman olduğu gibi aldığım malzemelerle farklı tarifleri denemeyi çok seviyorum. Ispanakta bunlardan birisi. Boş vaktinizde hazırlayıp daha sonra hemen fırınlayabileceğiniz güzel bir alternatif aynı zamanda.. Afiyet olsun..




Malzemeler:

İç malzemesi:
1 kg. ayıklanmış ıspanak yaprağı
1 adet kuru soğan
1 su brd. rende kaşar peyniri
 beşamel sosun yarısı
 tuz, karabiber
 Üzeri için rende kaşar peyniri

Krep için:

2 su bard. un
2 yumurta
su, tuz

Üzeri için:
rende kaşar ve beşamel sos karışımı

Hazırlanışı:

Ispanaklar irice kıyılıp sirkeli bol suda bekletilip yıkanır, suyu iyice süzdürülür. 
Bir tencerede yemeklik doğranmış soğan iki kaşık yağda hafifçe sotelenir. 
Üzerine ıspanaklar eklenip onlarda sotelenir suyunu çekmesi için açık bir şekilde bu işlem yapılır fazla su bırakırsa süzülür. 
İçine daha önce hazırlanan beşamel sos ve rende kaşar ilave edilir tuzu karabiberi isteğe bağlı muskat ekelnip baharatı ayarlanır. Ilınması beklenir. 


Krepler için gerekli malzeme akıcı bir kıvama gelene kadar çırpılır .
Krep yapılacak tava ısıtılır bir kaç damla yağ konur ve tavanın bir kenarından  bir kepçe krep hamuru tavaya alınarak hemen yayılması sağlanır. 

Krepleri bu şekilde hazırladıktan sonra her bir krebin ortasına ıspanaklı içten alınıp krep kapatılır.






Fırın kabı yağlanır krepler dizilir. 
Üzerlerine beşamel sos gezdirilir sıcak fırında hafifçe kızarana kadar tutulur. 
Fırından almadan üzerlerine rende kaşar ve bir kaşık beşamel sos konarak erimesi için bir kaç dakika daha fırınlanır ve sıcak servis edilir. Yanında roka salatası çok yakışıyor benden söylemesi..








Not:
Pişen Kreplerin son halini fotoğraflamış olmama rağmen buraya aktarırken ne yazıkki yanlışlıkla silindi, bu yüzden İlk fotoğraf benim ıspanaklı kreplerime en yakın fikri vereceği için netten alıntıladım.

15 Ekim 2014 Çarşamba

Günaydınlar herkese, gününüz aydın olsun. 


 Davet sofralarımda tercihlerimden birisi de kağıt kebabıdır. hem görselliği hem kişiye özel sunumunun kolaylığı açısından bana  cazip geliyor ayrıca itiraf etmeliyim ki gayette başarılı oluyor. Son olarak iftar davetimde yapmıştım.İki ayrı fırın tepsisine kişi sayısına göre hazırlayıp iftara 45 dakika kala fırında pişirdim. İlk yarım saatte zaten pişti, 15 dakika da dinlenmiş oldu .

  



Tarifi:

Malzemeler:
1 kg. kuzu eti (tercihen)
2 adet patates
1 su bard. bezelye konserve
Kapya biber/yeşil biber
kuru soğan
Tuz, pul biber, karabiber, kekik
Yağlı pişirme kağıdı



Hazırlanışı:
Etler kuşbaşı, biber ve soğanlar yemeklik doğranır. patates küp şeklinde doğranır.
Bir tavada çok az yağ ilavesiyle etler kızartılır diğer malzemeler eklenerek onlarla birlikte bir süre daha sotelenir biraz sıcak su eklenerek etlerin pişmesi sağlanır.
Etli karışım büyük bir tabağa alınıp baharatları ilave edilir.
Pişirme kağıdı A3 kağıdından biraz küçük boyutlarda kesilir, etli malzemeden üzerine tahmini bir miktar konur kağıtlar kapatılmadan bir tatlı kaşığı kadar tereyağ eklenir
Kağıdın bir kenarından başlanarak birer parmak birer parmak bükülerek diğer kenara kadar işlem tamamlanır ve bıçakla kağıdın üzerinde minik bir çizik açılır tepsiye yanyana dizilir ve 200 derece fırında  30 dakika  pişirilir.
Servis öncesi tabaklara alınan kebaplar katlanan kenardan makasla  yarım ay şeklinde kesilerek ikram edilir.
Not:
-Pişirme kağıdınızı önceden sudan geçirip ıslatın
-Etinizi kağıt üzerine koyarken çok az et suyundanda eklemeyi unutmayın.
-Dana eti de kullanabilirsiniz ama mutlaka öncesinde düdüklüde pişirmelisiniz.
-Malzemesini siz damak zevkinize göre dilediğiniz gibi değiştirebilirsiniz


10 Ekim 2014 Cuma


Bayram geldi geçti bile, Allah sağlıkla tekrarına erdirsin hepimizi .. Kurban etinden ayırdığım iki parça gerdan etiyle keşkek yapmayı istemiştim. Keşkek bir çok bölgede pişirilmesi konusunda farklılıklar yaratsa da genel anlamda aşurelik buğdayın içine konan kuru soğan ve kemikli boyun/gerdan etiyle iyice yumuşayana kadar pişirilmesidir.İstenirse tahta kaşıkla ezilirecesine dövülür ya da blendir ile ara sıra çalıştırılarak çok fazla ezmemeden parçalanması sağlanır.( kızlar istemediği için bu işlemi bu sefer yapmadık) üzerine kızdırılmış toz biberli tereyağ gezdirilir:.


 Malzemeler:
2 parça gerdan eti ( koyun eti)
2 su bard.aşurelik buğday
1 adet iri kuru soğan
1/2 yemek k. salça
üzeri için tereyağ ve kırmızı toz biber
Tuz
yeterince sıcak su

Yapılışı:
Buğday akşamdan ıslatılır suyu birkaç kez değiştirilir. Kemikli et 2 bardak soğuk suda bekletilerek kanının iyice çıkması sağlanır.Yemeklik doğranmış soğan, salça, tuz, buğday ve etler düdüklüde üzerini üç dört parmak geçecek kadar sıcak su ilavesiyle iyice yumuşayana kadar pişirilir bu süre düdüklüye göre değişiklik arzeder, ben 35 dakika da pişirdim. Etler yemekten alınıp kemiklerinden ayrıştırılarak didilir ve tekrar yemeğe eklenir. sonrasında dövmek istenirse tahta kaşığın tersi ile buğdaylar ezilir. Servis öncesinde de üzerine kızdırılmış toz kırmızı biberli tereyağ gezdirilir.

Anacığım ağzında bulunsun. Benim  gibi sen de çok severdin bu yemeği..




2 Ekim 2014 Perşembe





Her gününüz bayram olsun!

Nefes almak bayramdır mesela; 
günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;
 sevmeninkini yalnızlık...
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, 
zihinden önce bedeni kaybetmemek, 
kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Küsken barışmak, 
ayrıyken kavuşmak, 
suskunken konuşmak bayramdır.

* * *
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, 
akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, 
sevdalı bir elin tende gezmesi, 
nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, 
ilk söz bayram,
ilk adım,
ilk yazı, 
ilk karne bayram...
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
"İyi ki yanımdasın" bayram, 
"Her şeyi sana borçluyum" bayram, 
"Hiç pişman değilim" bayram...

* * *
Evlatların mürüvvetini görebilmek, 
eve dolu bir torbayla gidebilmek, 
konu komşuyla yarenlik edebilmek, 
akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek,

altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, 
yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır;
ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...

* * *
 Bunların kadrini bilirseniz, 
kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, 

öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, 

bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.


Can Dündar


23 Eylül 2014 Salı




Özellikle hafta sonu ev işleriyle uğraşıpta işler bitince en sevdiğim şeyin bol aydınlık balkonumda oturup yorgunluğumu alacak olan güzel demlenmiş bir çayın  yanında yenebilecek bir şeylerin bulunması.. Yoksa da en kolayından ne yapılabiliyorsa yapılır tabii  o an evdeki varolan malzemelerle bazen tatlı, bazen tuzlu bazen acılı..Tarifmiş ölçüymüş hiiiç uğraşmam..işte ispatı, göz ölçüm şaşmaz..



 O gün de yine rutin yapılması gereken işleri bitirmişim ve çayı koymuşum  eee canımda  bir tatlı çekiyor anlatamam, baktım 2 adet şeftali var hemen onlar soyuldu dilimlendi göz kararı şekerle tavada hafifçe karamelize edildi. diğer yanda 3 yumurta göz kararı şekerle iyice çırpıldı klasik kek malzemesi eklendi, hafif yağlanmış fırın kabına şeftaliler yanyana dizildi üzerine kek hamuru döküldü ve doğru fırına.. 30 dakikada bu güzellik çayıma eşlik etti ..
Yapmak isteyipte üşenenlere ithaf olunur..     




 Bol bereketli bol neşeli ve sağlıklı bir hafta olsun yine ...


Bu haftanın en güzel yemeğiydi diyebilirim..Denediğinizde bana hak vereceksiniz.
Malzemeler:

-Kemer patlıcan

Sos için:
-2 adet İri etli domates
-3 diş sarımsak
1/2 çay bard. sıcak su
-3/4 çay bard.  Zeytinyağ
-Taze veya kuru kekik
-tuz

-Hellim peyniri(Hellimleri akşamdan ıslatın, hem yumuşasın hem tuzu çıksın)
 Kıyılmış maydonoz

Hazırlanışı:

Hellimleri akşamdan ıslatın, hem yumuşasın hem tuzu çıksın.

Patlıcanları mümkün olduğunca uzunlamasına ince dilimler halinde kesin ve tuzlu suda bekletin .
Hellim peynirleri de ince dilimler halinde doğrayın.
Domatesin kabuklarını soyun, minik küpler halinde tavaya doğrayın. Zeytinyağ, sarımsak,tuz  ve kekik ilave ederek birlikte soteleyin. yarım çay bard. sıcak su ekleyerek orta kıvamda bir sos hazırlayın. 


Fırına dayanıklı güveç veya fırın kabının tabanını hazırladığınız sosla yağlayın. Üzerine  sudan çıkartıp kuruladığınız patlıcan dilimlerini yanyana yerleştirin. 
Patlıcanların üzerine hellim peynirleri  yerleştirin ve tekrar sostan gezdirin. Bu, işlemi birkaç kat yapabilirsiniz. Fırına koyun ve hellimler kızarana kadar pişirin. 
Üzerine kıyılmış maydonoz serpiştirin. Sıcak servis edin..
Tavada yaparsanız da  kısık ateşte arkalı önlü patlıcanlar kızarana kadar pişirin.
Hellimler hafif eriyecekler ve çok güzel olacaktır..sıcak / ılık servis edin.


12 Eylül 2014 Cuma


    Değerli okurlar, her şeyin gönlünüzce olacağı bir hafta sonu dilerim 




Mutfakta en önemli malzemenin/eşyanın buzdolabı olduğu kesin, yiyeceklerimizi sakladığımız buzdolabını en sağlıklı ve hijyen koşullarda kullanmak için bu paylaşımın önemli olduğunu düşündüm.

Alerjilerimin ortaya çıktığı yıllarda da temizliği konusunda araştırma yaparak doğru bildiğimi sandığım yanlışları düzelttim.  

BUZDOLABI BİLGİLERİ

Besin maddelerinde bulunan çok sayıda mikroorganizma, mutfak temizliğinin önemini artırır. Bu nedenle ayrıca özen ister. Gerekli malzemelerin satın alınması ile yemeklerin sunulması arasında, depolama, hazırlama, pişirme, servis sonrası temizlik ve bakıma kadar tüm iş akışı mutfakta sağlıklı ortam oluşturmada ayrı ayrı önem taşır. Mutfaktaki sıcak ve nemli ortamda bulunan bakterilerin sayısı her 20 dakikada iki katına çıkabilir ve bir tek bakteri 10 saatte 1 milyar olacak şekilde üreyebilir.

BUZDOLABINDA RAF DÜZENİ

Buzdolabında herşeyin bir yeri vardır. Beyaz ve kırmızı etler sebze bölümünde, meyveler de en üst rafta olunca oldukça karmaşık ve kullanıma ters düşen bir düzen oluşuyor. Oysa düzenli bir buzdolabı hem sağlıklı yaşamayı hem de temiz olmayı sağlar. Peki buzdolabında ne nereye konmalı?

En üst raf

En üst rafa peynir, elde hazırlanmış gıdalar, yarım kalmış ama daha sonra da yenilebilecek salatalar, sosis, salam, sucuk gibi koku veren yiyecekler, çiğ jambon ve et konur. Peynirler aşağı yukarı iki, koku veren yiyeceklerde bir hafta kadar tazeliğini korur. Yemek artıkları ise üç gün içinde tüketilmelidir. Aksi takdirde bozulur.

Orta raf

Süt, krem peynir, taze kaşar, yoğurt, krema bu rafta yer alır. Açılmış paketler burada 4 gün kadar dayanıklılığını korur.

En alt raf

Çiğ et, balık, sosis. Bu rafa konan et ve balığı aynı gün içinde tüketmelisiniz. Et, beyaz et ve sosis, sucuk gibi gıdalar iki veya üç gün kadar taze kalırlar.

Sebze bölmesi

Üzüm, çilek gibi meyveler, mantar yeşil salata, yapraklı sebzeler ve otlar, bitkiler. Az dayanıklı olan meyve ve sebzeler aşağı yukarı üç gün taze kalır. Diğer sebzeler buzdolabına konabilir ama konmak zorunda değildir. Egzotik meyveler (muz, papaya, mango gibi) ve domates aşırı soğukta durmamalı aksi takdirde, tatlarını kaybederler. Su açısından zengin olan dolmalık biber, salatalık ve kabak, buzdolabı için ideal olmasa da konabilir, ancak uzun süre dayanıklı olmadıklarından çabuk tüketilmelidir.

Buzdolabı kapısı

Buraya tereyağı, margarin, yumurta, reçel, sos ve açılıp ve gün içinde kullanılan her tür kase, kavanoz gibi gıda barındıran şeyler konur. Kapağı açılmış meyve ve sebze suları uzun ömürlü değildir. Çabuk tüketilmelerine dikkat edin. Diğer gıdalar birkaç hafta dayanıklı kalırlarken yumurtalar üç hafta dayanır.


Temizleme yöntemim : Kaynak (Mutlaka okuyun)

Alerjilerim öncesinde normal bulaşık deterjanı ile temizlerdim. 
  
Buzdolabımı ve derin dondurucumu temizlemek için bir fincan karbonatı ve arap sabununu 3 litre sıcak su ile karıştırıyorum (sıcak su, çözülmesi için gerekli). bir başka kapta da bir çay bard. sirke ile 3 litre su karıştırıyorum. ikisi için ayrı ayrı temizleme bezi kullanıyorum. Dolabın fişini çekip içini boşaltıyorum ve önce karbonatlı / arap sabunlu suyla ardından sirkeli suyla silip kuruluyorum. fişini takıp düzenli bir şekilde malzemeleri yerleştiriyorum .
(Sirkeyi, karbonatı ve arap sabununu ayrıca mutfak temizliğinde de kullandığım için ekonomik olması açısından toptan alıyorum)

Sebzeleri  saklama yöntemim:
     Sebzelerimi ayıkladıktan sonra yıkamadan tek kullanımlık kağıt/ havluya benzeri bezlere sarıp          çekmecelere kaldırıyorum. Çilek, üzüm dut benzeri ezilebilecek meyveleri kapaklı cam veya iyi kalite saklama kaplarında dolaba kaldırıyorum.  Buzdolabında uzun süre taze kalıyorlar. 
      
      Not:
     (daha çok kuaförlerde kullanılan bu bezlerin 100 adetini 20 tl gibi bir fiyata alıyorum) Bezler bir         kaç kez yıkanabiliyor .

     Buzdolabında kokuları gidermek için bir tas sütü veya bir küçük kasede karbonatı buzdolabına        koyun ve bir iki gün bırakın. Süt/karbonat  buzdolabınızdaki kötü kokuları yok edecektir.                Buzdolabının alt gözüne limon dilimleri koyup her gün değiştirirseniz aynı sonucu alırsınız.

Kaynak: Gıda biyoteknolojisi ders notları ( Sevgili Sebahattin SARGIN ‘a teşekkür ederim)



8 Eylül 2014 Pazartesi

     Ağustos ayını bitirdik eylül ayını neredeyse yarılamak üzereyiz. Zaman ne kadar çabuk geçiyor değil mi?  Bu gün de güz mevsimi kendini göstermeye başladı bence..
Kışlık hazırlıklarımı bitirmiş sayılırım. Sebze ve meyvenin en  bol olduğu şu günler çok çabuk geçer ve hatta dikkat ederseniz pahalanmaya bile başlar bunu yıllardır gözlemlerim.  Örn. turşu kurma zamanı (tam da bu günlerde) sarımsak ve turşu malzemelerinde  hemen fiyat artışları olur dikkat edin. Kış  hazırlıklarımı sizlerle paylaşmayı istedim çünkü bende paylaşan her arkadaştan yeni bir şeyler öğreniyorum ve mutlu oluyorum.. Burada paylaşacağım bazı kışlık hazırlıklarımın tarifi Yeturla Lezzet Kareleri nin sahibi Sevgili Yeşime ait. Diğerleri ise yıllardır annemden öğrendiğim yöntemler..

Bu sene vişneleri Yeşim'in yöntemiyle bu şekilde hazırladım. şimdilik çok güzel görünüyorlar.





Vişnelerin bir kısmı da sos olarak kaynatıldı, pet şişelerle buzdolapta muhafaza ediliyorlar Havalar iyice soğuduğunda balkonda uygun bir yere çıkartılacaklar.





Vazgeçemediğim asma yapraklarım..Mayıs ayında çıkan ilk yapraktan hazırlamayı (biraz pahalı da olsa)  adet edindim. Önceleri bahçeli evimdeki asmamdan tek tek toplayarak hazırlardım .Her sene mutlaka kışlık asma yaprağı hazırlarım, çünkü ailece çok seviyoruz eşe dosta da zaman zaman sarıp hediye götürmekten de ayrıca keyif alıyorum. Bir kısmını Rahmetli annemin yöntemiyle, bir kısmını da haşlayıp iyice suyunu süzdürerek katlar halinde buzdolabı poşetlerine derin dondurucunun bir çekmecesine kaldırırım.. Kışın saracağım zaman öcededen çıkartıp sıcak suda çözülmesini beklerim ve sararım.Tuzlu salamura olarak hazırlanmasını hem benim gibi tansiyon hastaları için hem bence herkes için çok sakıncalı buluyorum.

 Sevgili Yeşim'de baktım bu tarifi yıllardır uygularmış. Bloğunda çok detaylı anlatımı var..
Yaprak bu yöntemle o güzel ekşiliğinden hiç bir şey kaybetmiyor. Ayrıca buzdolapta yeterince yeriniz yoksa bu yöntem tam size göre.

Çok basit olan bu yöntem kısaca şöyle:
Asma yapraklarını üçer beşer alıp sarar gibi kıvırın ve yırtmadan kenarlarını bükerek pet şişenin ağzından içeri doldurun. Ara sıra da şişenin içine girecek bir bıçak sapı veya tahta çubukla tabana yaprakları itekleyin . Şişenin tamamını bu şekilde sıkıca doldurun. su ,tuz veya şeker gibi herhangi bir şey koymanıza gerek yok. Önemli olan sıkıca kapağını kapatıp serin ve kuru bir yerde muhafaza etmeniz.





Mayıs ayında yaptığım yapraklarım kapalı serin bir dolapta bakın sapsarı bir şekilde duruyorlar


-Taze yeşil fasulyenin ve tatlı sivri kıl biberlerin bir kısmı dilimlenerek kurutmalık olarak hazırlandı. 






 Yeşil fasulyeler kuzenimin bahçesinden toplandı..





Fasulyelerin bir kısmı ise kabukları soyulmuş domatesle sotelendi. Soğuduklarında derin dondurucuya saklama kapları ile kaldırıldı.
 Not:
Mutlaka kaliteli saklama kapları kullanmaya özen gösterin.




-Taze barbunyalar ve bezelyeler şoklama yöntemiyle derin dondurucuya kaldırıldı. Şoklama yöntemini 25 sene kullandığım emektar derin dondurucumun kitapçığından öğrenmiştim ve 25 senedir uygulayan biriyim, şu an yine aynı markanın 7 çekmeceli modelini aldım..



Şoklama Yöntemi:

Bazı sebzelerin rengini,  kokusunu tat ve vitaminlerini koruması amacıyla dondurulmadan önce yapılan işleme şoklama denir. Bu işlem sonucunda sebzeler üzerinde koruyucu bir tabaka oluşur ve tadında herhangi bir değişiklik söz konusu olmaz.

 Barbunyalar  kaynar suda 5 dakika,
Bezelyeler, havuçlar  2-3 dakika,
Yeşil fasulye-taze börülce ise yine 2-3 dakika kadar haşlanır. 
Sonra süzgeçle alınarak buzlu suya aktarılır, soğuk suda 3 dakika tutulup bir mutfak bezi serili tepsi üzerine yine süzgeçle çıkarılır.
İyice kurulanıp saklama kutularına konup derin dondurucuya kaldırılır.



Kendi tecrübelerime dayanarak Patlıcan, beyaz lahana,  patates ve salatalık dondurucuya direk konulmadığını mutlaka bir işlemden geçirilmesi gerektiğini öğrendim.

 Örn: patatesin ve patlıcanın ön kızartma yapılması gerekiyor.
Salatalığın her ne şekilde konursa konsun  tadı bozuluyor
Beyaz lahana da salatalık gibi mutlaka tadı ve sertlik durumu olumsuz yönde değişiyor..

Patlıcanlar ocak üzerinde közmatikte közlendi) kabukları soyulup hafifçe zeytinyağında sotelendi ve sıcak olarak kavanozlara doldurulup ters çevrildi ( mutlaka kaynatılmış kavanoz ve yeni kapak kullanmanızı öneririm)

Not:
( Köz tadını en iyi ocak üzerinde veya direk ateş üzerinde alabilirsiniz, Kebapçılarda yediğiniz lezzetli köz patlıcanın nerede közlendiğine dikkat edin.

-Kapya biberler de aynı yöntemle közlenip kolayca soyulmaları için bir saat poşet içinde bekletildiler soyulup ister dilimlenerek ister tüm olarak  yine zeytinyağında sotelendiler ve sıcak olarak bir kaç sarımsak eşliğinde kavanozlara dolduruldular hemen mutfak bezi serili bir tepsiye ters çevrilerek bir gün soğumaya bırakıldılar .Şimdilik havalar iyice soyana kadar buzdolaba kaldırıldılar.




Acı sivri biberler bir tutam yapılarak saplarından bağlanıp baş aşağı asılarak gölgede kurutuldular. Tereyağlı kuru fasulye ve  nohut yemeği pişirirken bu biberlerden bir iki tane eklemenizi öneririm. 



- Kurutulmuş bamya bizde sevilmediği için sadece özenle seçtiğim taze ve körpe bamyaların tepelerini külah biçiminde kesiyorum, delikli bir süzgeçte seri bir şekilde yıkayıp bol limon suyuyla  harmanlıyorum ve saklama kaplarında derin dondurucuya kaldırıyorum. Pişireceğim zaman da çözülmesini beklemeden malzemeleriyle pişiriyorum.





Bazılarına havuçlarını da ekledim..







1 Eylül 2014 Pazartesi

      Tam bir meze tutkunuyum, hem yemekten hem hazırlamaktan  müthiş keyif alıyorum.. Çünkü bir sofra hazırlarken tekdüzelikten ziyade farklı tatları farklı sunumları denemekten çok hoşlanıyorum. Örneğin herhangi bir ana yemek yanına her defasında klasik bir salata yapmak yerine ya o salatanın içeriğini  değiştiririm ya da bir mezeyle sofrayı tamamlarım.  Bu tarifi yine gece yarısı izlediğim bir TV programından  tabletimin not defterine yarım yamalak kaydetmiştim. İyi ki de kaydetmişim..

     Domates kurusunu belli miktarda güvendiğim adreslerden alıp, iyi kalite zeytinyağ, tane karabiber, sarımsak,taze biberiye ve biraz tuz ile kavanozlara hazırlayıp her daim buzdolapta muhafaza eder, gerektikçe de tüketirim. Kurutulmuş domatesin  bir çok faydaları olduğu bir gerçek.. 
Şimdi kurutmanın tam da zamanı,yok eğer uğraşmak istemiyorsanız güvendiğiniz adreslerden temin edin ve bu güzel lezzetten kendinizi mahrum etmeyin. 

Malzemeler:

Kurutulmuş domates
Sarımsak
Kırık Yeşil zeytin
Ceviz
Ezine peyniri
Dereotu
Taze fesleğen
Yaban mersini
Zeytinyağ
Nar ekşisi
Kavrulmuş susam



Hazırlanışı:
Ölçüleri tamamen opsiyonel verdim, siz damak zevkinize göre ayarlayıp hazırlayabilirsiniz. burada dikkat edilecek nokta birbirinin tadını bir diğer malzemenin bastırmaması..

1. Aşama-Domates kurusunu önceden alıp sıcak suda birazcık  şişirin ve süzün bir kavanoza kıyılmış sarımsak, tane karabiber, ve bir miktar tuz ile kat kat doldurun üzerini geçecek kadar iyi kalite zeytinyağ ekleyin ve kavanozunuzun kapağını sıkıca kapatın ara sıra kapalı kavanozu ters yüz edin karışmasını sağlayın,  buzdolapta muhafaza edin. bununla bir çok farklı lezzette meze salata yapabilirsiniz.. 

2. Aşama- Daha önce hazırlamış olduğunuz kavanozdaki domateslerden dilediğiniz kadarını kesme tahtasında incecik doğrayın servis tabağınıza alın, yağından da bir miktar alın. 
Ezine peyniri elinizle gelişigüzel parçalayarak ekleyin.
Cevizi mutlaka bıçakla kıyın ekleyin.
Yeşil zeytini eğer zamanınız varsa önceden dilediğiniz baharatlarla ve zeytinyağla soslayıp bekletin öyle  ilave edin.
Çok ince kıyılmış dereotu ve fesleğeni ekleyin.
Yaban mersinlerini ikiye bölüp ekleyin..(Yoksa kullanmayabilirsiniz)
Finalde ise nar ekşisi, tuz, zeytinyağ ve tane karabiberle bir sos hazırlayın mezenize ekleyin karıştırın.  Geçin karşısına ve o gün olumlu olumsuz her ne yaşadıysanız yaşayın unutun gitsin bu güzelliğin tadına varın. 

Not:
 ( Tane karabiberleri domates kurusu hazırladığınız  kavanozunuzdakilerden kullanmanızı öneririm. önce uygun bir şekilde ezin ve sosa ekleyin.